Gizli Müzakereler Neden Sorun Yaratıyor?
TechCrunch'ın Equity podcast'inde konuyu ele alan Sean O'Kane, Rebecca Bellan ve Anthony Ha, Amazon'un bu açıklamasını farklı açılardan değerlendirdi. O'Kane, meselenin özünün şeffaflık eksikliğine dayandığını vurguladı. Pek çok projenin kamuoyundan gizli biçimde müzakere edildiğini, hatta zaman zaman bir veri merkezi inşa edileceğinin bilindiği ancak kimin kullanacağının hiç açıklanmadığını belirtti.O'Kane bu durumu, 2010'ların ortasında Uber'in yerel yönetimlerle yürüttüğü gizli vergi teşviki müzakerelerine benzetti. Orlando yakınlarındaki bir şehirde Uber'in toplu taşıma sonrası yolculukları sübvanse etmek için vergi avantajı talep ettiğini, tüm bu sürecin kamuoyundan gizlendiğini ve bu gizliliğin şirketi giderek daha fazla talep etmeye cesaretlendirdiğini aktardı. O'Kane'e göre Amazon'un NDA'ları kaldırması doğru bir adım olmakla birlikte, toplumların ne ölçüde ikna olacağı henüz belirsiz.
Moratoriumlar Gerçekten İşe Yarıyor mu?
Rebecca Bellan ise son dönemde artan veri merkezi moratoriumlarının kalıcı bir etki yaratıp yaratmayacağı konusunda şüpheci bir tutum sergiledi. San Francisco dahil pek çok şehirde yürürlüğe giren bu moratoriumların yalnızca bir ila iki yıllık süreyi kapsadığına dikkat çekti. Öte yandan söz konusu veri merkezlerinin iki ila beş yıl içinde devreye girmesinin zaten beklenmediğini, dolayısıyla moratoriumların inşaat takvimlerini fiilen etkileyip etkilemeyeceğinin belirsiz olduğunu ifade etti.Anthony Ha ise New York'taki moratoriumun teknik olarak eyaletin çevresel inceleme sürecini tamamlamasına kadar devam ettiğini hatırlattı. Bu tür düzenlemelerin çoğunlukla "veri merkezleri kötü" mesajı vermek yerine "önce inceleyelim" çerçevesinde sunulduğunu, bunun da yetkililere ilerleyen süreçte projeye onay verecek siyasi alan bıraktığını belirtti. Buna karşın Ha, veri merkezi yatırımcılarının bu direnişten gerçekten endişe duyduğunu, bunu bazı yetkililerin konuya ilişkin sert açıklamalarından anlamak mümkün olduğunu söyledi.
Sektörün İletişim Sorunu
O'Kane, yaşanan tüm bu gerilimlerin arkasında yatan asıl sorunun teknoloji sektörünün iletişim becerisi olduğunu öne sürdü. Sektörün yapay zeka ve veri merkezleri konusunda kendini anlatmakta ciddi güçlük çektiğini, pek çok insanın bu teknolojilerin kendi hayatlarına nasıl katkı sağlayacağını hayal edemediğini vurguladı. Bunun kısmen teknolojinin henüz olgunlaşmamasından, kısmen de yetersiz iletişim stratejilerinden kaynaklandığını belirtti.O'Kane bu bağlamda Tesla'nın "sürdürülebilir bolluk" ya da şimdiki adıyla "muhteşem bolluk" söylemine de değindi. Tesla'nın bu vizyonu kamuoyuyla paylaşmasının üzerinden bir yıl geçmesine karşın şirketin hâlâ net bir tanım ortaya koyamadığını, yayımladığı çok sayfalı PDF belgesinin Tesla'nın en sadık destekçileri tarafından bile belirsiz bulunduğunu aktardı.
Anthony Ha ise bir dönem "bu gelecek kaçınılmaz, ya uyum sağlarsın ya da geride kalırsın" şeklinde dayatılan anlatının artık sorgulanır hale gelmesini olumlu karşıladığını ifade etti. Teknoloji şirketlerinin artık iddiaları için gerçek bir gerekçe sunmak zorunda kaldığını, salt "bu geleceğin ta kendisi" söyleminin yeterli olmadığını belirtti. NDA'ların kaldırılmasını bu yönde atılmış küçük ama anlamlı bir ilk adım olarak nitelendirdi.

Siber Güvenlik
Siber Güvenlik
Siber Güvenlik
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.