Kitabın Yeniden Doğuşu: Sosyal Medya ve Akademik İlgi
Borsook, bir süre önce ikinci el kitap platformlarında Cyberselfish'in fiyatlarının yavaş yavaş yükselmeye başladığını fark ettiğini söylüyor. Bununla birlikte, hiç tanımadığı kişilerden sosyal medyada kitabın önemine dair beklenmedik paylaşımlar gelmeye başladı; Avrupalı akademisyenlerden de ilgi mesajları aldı. Bu süreç, onu "Nerd Reich" kitabının yazarı Gil Durán ile tanıştırdı. Durán, geçen yıl Borsook'un "25 yıl önce her şeyi açıkça görmüş ve uyarmaya çalışmış" biri olduğunu ilan ederek kitabın yeniden basılması için kamuoyu oluşturdu. New York Times da geçen sonbaharda Cyberselfish'in teknoloji sektörünün "yolunu nasıl kaybettiğini" anlamak isteyen yeni okuyucular bulduğunu haberleştirdi. Yeni baskıya Durán'ın kaleme aldığı bir giriş yazısı eklendi; kitabın metni ise 2000 yılındaki haliyle korundu. Borsook, yayınevinin editörünün kendisine "tek bir kelimeyi değiştirme" dediğini ve bunun tam istediği şey olduğunu vurguladı. Kitabı bir dönemin belgesi olarak gören Borsook, güncelleme yapılsaydı eserin bambaşka bir kitaba dönüşeceğini düşünüyor.Tekno-Liberteryenizm Nedir ve Nereden Geldi?
Borsook, 1980'lerin ortasından itibaren Körfez Bölgesi'ndeki teknoloji çevrelerinde dolaşmaya başladığını, 1990'ların başında ise bu çevrelerde kendisine çok tuhaf gelen, anlam veremediği yorumlar duymaya başladığını anlatıyor. Büyüdüğü Pasadena'da Caltech ve JPL uzay programlarının çevresinde oluşan STEM kültürüyle yetişen Borsook, Silikon Vadisi'ni başlangıçta benzer bir ortam sanmıştı. Ama bu iki kültür arasında belirgin bir fark vardı: Caltech-JPL çevresindeki insanlar devletin ne yapabileceğini biliyor, aydınlanmış çıkarcılığa inanmıyor ve kendilerini görkemli ilan etmiyordu. Oysa Silikon Vadisi'ndeki yeni nesil, devlet destekli altyapıdan en çok yararlanan kesim olmalarına karşın şiddetle düzenleme karşıtı bir tutum sergiliyordu. Bu çelişki, Borsook'un kitabını yazmasının temel motivasyonu oldu.Borsook bu anlayışı, "dünyaya 12 yaşında bir gözle bakmak" olarak tanımlıyor. Söz konusu inanç kümesinin biyolojiden yanlış ödünç alınan "her şeyin evrilmesine izin ver, kendiliğinden düzelir" mantığına dayandığını söylüyor. Hükümetin ar-ge yatırımları ve düzenlemeleri olmadan bu sektörün bugünkü haline gelemeyeceğini, ama teknoloji liderlerinin bunu görmezden geldiğini vurguluyor. Örnek olarak Sergey Brin'in Tahoe'nun saf suyunu korumak için onlarca yıldır sürdürülen devlet müdahalelerini görmezden gelirken Kaliforniya'yı Sovyet Rusyası'na benzetmesini veriyor.
Ravers ve Gilders: Silikon Vadisi'nin İki Kültürü
Borsook, kitabında Silikon Vadisi kültürünü iki ana kategoriye ayırıyor: Ravers ve Gilders. Gilders adını muhafazakâr düşünür George Gilder'dan alıyor; sosyal açıdan tutucu, geriye dönük bakan bir kesimi temsil ediyor. Ravers ise John Perry Barlow'a atıfla, Burning Man kültürüyle özdeşleşen, kültürel açıdan daha liberal, bireysel özgürlüğü ön plana çıkaran grubu tanımlıyor. Borsook'a göre bu ayrım bugün de geçerliliğini koruyor: Günümüz Silikon Vadisi'nde hem Hristiyan milliyetçisi ve muhafazakâr Katolik liderler hem de Burner kültürüyle bağlantılı, cinsellik ve uyuşturucu konularında farklı deneyimler yaşayan kesimler bir arada var oluyor. Yarımadanın seçimlerde demokrat oy vermeye devam ettiğine dikkat çeken Borsook, asıl tartışmanın seçim siyaseti değil, teknoloji sektörünün liderlik kültürü olduğunun altını çiziyor.Dot-com'dan Bugüne: Tutumun Sürekliliği
Borsook, günümüzde teknoloji sektörünün Trump yönetimiyle kurduğu ittifakı bir kırılma noktası olarak değil, onlarca yıldır süregelen bir tutumun doğal sonucu olarak görüyor. Netscape'in halka arzını bu dönüşümün başlangıç noktası olarak işaret ediyor; o dönemde finans dünyasının Silikon Vadisi'ne girişiyle birlikte "al-sat-kaç" kültürünün yerleştiğini söylüyor. Dot-com çöküşü bile bu zihniyeti değiştirmedi; aksine, bu anlayış zemine sızdı ve giderek yayıldı. Airbnb ve Uber gibi şirketlerin her türlü düzenlemeye karşı verdiği amansız mücadeleyi, konut piyasasını tahrip etmelerine rağmen toplumsal sorumluluktan kaçınmalarını bu eski tutumun yansıması olarak değerlendiriyor.Yapay zeka konusunda da benzer bir eleştirel çerçeve kuran Borsook, mevcut yapay zeka dalgasını büyük bir Ponzi düzeni olarak nitelendiriyor. Teknoloji şirketlerinin "düzenlemeye gerek yok, biz dünyanın en parlak insanlarıyız" söylemini sürdürdüğünü vurguluyor. Apple'ın birkaç yıl önce yayımladığı ve müzik aletleriyle yazı araçlarının hidrolik bir preste ezildiği reklamı, bu kopuşun simgesi olarak gösteriyor; "yaratıcı sınıfın" yıllarca sevdiği Apple'ın nasıl bu kadar duyarsız hale geldiğini sorguluyor.

Siber Güvenlik
Siber Güvenlik
Siber Güvenlik
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.