Yıl 2000'de yayımlanan ve Silikon Vadisi'nin liberter kültürünü mercek altına alan 'Cyberselfish' kitabı, uzun yıllar baskıdan kalktıktan sonra Tin House yayınevinden yeni bir baskıyla okuyucuyla yeniden buluşuyor. Yazar Paulina Borsook, dönemin tekno-liberter anlayışının bugünkü teknoloji dünyasına nasıl sızdığını anlattı.
Siber Güvenlik
Admin5 okunma

'Cyberselfish' 25 Yıl Sonra Geri Döndü: Paulina Borsook Silikon Vadisi'nin Tekno-Liberterliğini Yeniden Gündemin Merkezine Taşıyor

Yıl 2000'de yayımlanan ve Silikon Vadisi'nin liberter kültürünü mercek altına alan 'Cyberselfish' kitabı, uzun yıllar baskıdan kalktıktan sonra Tin House yayınevinden yeni bir baskıyla okuyucuyla yeniden buluşuyor. Yazar Paulina Borsook, dönemin tekno-liberter anlayışının bugünkü teknoloji dünyasına nasıl sızdığını anlattı.

'Cyberselfish' 25 Yıl Sonra Geri Döndü: Paulina Borsook Silikon Vadisi'nin Tekno-Liberterliğini Yeniden Gündemin Merkezine Taşıyor

Haber detayı

Teknoloji dünyasını konu alan kitapların zamanla eskimesi kaçınılmaz bir kader gibi görünse de bazı eserler tam tersine yıllar geçtikçe daha fazla anlam kazanıyor. Paulina Borsook'un 2000 yılında yayımlanan Cyberselfish adlı kitabı da bu nadir kategoride yer alıyor. Silikon Vadisi'nin liberter kültürünü erken dönemde gözlemleyen ve eleştiren bu eser, uzun süre baskıda kalmayıp ikinci el piyasasında ucuza satılırken son dönemde beklenmedik bir ilgiyle yeniden keşfedildi. Şimdi Tin House yayınevinden yeni bir baskıyla raflarına dönüyor.

Kitabın Yeniden Doğuşu: Sosyal Medya ve Akademik İlgi​

Borsook, bir süre önce ikinci el kitap platformlarında Cyberselfish'in fiyatlarının yavaş yavaş yükselmeye başladığını fark ettiğini söylüyor. Bununla birlikte, hiç tanımadığı kişilerden sosyal medyada kitabın önemine dair beklenmedik paylaşımlar gelmeye başladı; Avrupalı akademisyenlerden de ilgi mesajları aldı. Bu süreç, onu "Nerd Reich" kitabının yazarı Gil Durán ile tanıştırdı. Durán, geçen yıl Borsook'un "25 yıl önce her şeyi açıkça görmüş ve uyarmaya çalışmış" biri olduğunu ilan ederek kitabın yeniden basılması için kamuoyu oluşturdu. New York Times da geçen sonbaharda Cyberselfish'in teknoloji sektörünün "yolunu nasıl kaybettiğini" anlamak isteyen yeni okuyucular bulduğunu haberleştirdi. Yeni baskıya Durán'ın kaleme aldığı bir giriş yazısı eklendi; kitabın metni ise 2000 yılındaki haliyle korundu. Borsook, yayınevinin editörünün kendisine "tek bir kelimeyi değiştirme" dediğini ve bunun tam istediği şey olduğunu vurguladı. Kitabı bir dönemin belgesi olarak gören Borsook, güncelleme yapılsaydı eserin bambaşka bir kitaba dönüşeceğini düşünüyor.

Tekno-Liberteryenizm Nedir ve Nereden Geldi?​

Borsook, 1980'lerin ortasından itibaren Körfez Bölgesi'ndeki teknoloji çevrelerinde dolaşmaya başladığını, 1990'ların başında ise bu çevrelerde kendisine çok tuhaf gelen, anlam veremediği yorumlar duymaya başladığını anlatıyor. Büyüdüğü Pasadena'da Caltech ve JPL uzay programlarının çevresinde oluşan STEM kültürüyle yetişen Borsook, Silikon Vadisi'ni başlangıçta benzer bir ortam sanmıştı. Ama bu iki kültür arasında belirgin bir fark vardı: Caltech-JPL çevresindeki insanlar devletin ne yapabileceğini biliyor, aydınlanmış çıkarcılığa inanmıyor ve kendilerini görkemli ilan etmiyordu. Oysa Silikon Vadisi'ndeki yeni nesil, devlet destekli altyapıdan en çok yararlanan kesim olmalarına karşın şiddetle düzenleme karşıtı bir tutum sergiliyordu. Bu çelişki, Borsook'un kitabını yazmasının temel motivasyonu oldu.
Borsook bu anlayışı, "dünyaya 12 yaşında bir gözle bakmak" olarak tanımlıyor. Söz konusu inanç kümesinin biyolojiden yanlış ödünç alınan "her şeyin evrilmesine izin ver, kendiliğinden düzelir" mantığına dayandığını söylüyor. Hükümetin ar-ge yatırımları ve düzenlemeleri olmadan bu sektörün bugünkü haline gelemeyeceğini, ama teknoloji liderlerinin bunu görmezden geldiğini vurguluyor. Örnek olarak Sergey Brin'in Tahoe'nun saf suyunu korumak için onlarca yıldır sürdürülen devlet müdahalelerini görmezden gelirken Kaliforniya'yı Sovyet Rusyası'na benzetmesini veriyor.

Ravers ve Gilders: Silikon Vadisi'nin İki Kültürü​

Borsook, kitabında Silikon Vadisi kültürünü iki ana kategoriye ayırıyor: Ravers ve Gilders. Gilders adını muhafazakâr düşünür George Gilder'dan alıyor; sosyal açıdan tutucu, geriye dönük bakan bir kesimi temsil ediyor. Ravers ise John Perry Barlow'a atıfla, Burning Man kültürüyle özdeşleşen, kültürel açıdan daha liberal, bireysel özgürlüğü ön plana çıkaran grubu tanımlıyor. Borsook'a göre bu ayrım bugün de geçerliliğini koruyor: Günümüz Silikon Vadisi'nde hem Hristiyan milliyetçisi ve muhafazakâr Katolik liderler hem de Burner kültürüyle bağlantılı, cinsellik ve uyuşturucu konularında farklı deneyimler yaşayan kesimler bir arada var oluyor. Yarımadanın seçimlerde demokrat oy vermeye devam ettiğine dikkat çeken Borsook, asıl tartışmanın seçim siyaseti değil, teknoloji sektörünün liderlik kültürü olduğunun altını çiziyor.

Dot-com'dan Bugüne: Tutumun Sürekliliği​

Borsook, günümüzde teknoloji sektörünün Trump yönetimiyle kurduğu ittifakı bir kırılma noktası olarak değil, onlarca yıldır süregelen bir tutumun doğal sonucu olarak görüyor. Netscape'in halka arzını bu dönüşümün başlangıç noktası olarak işaret ediyor; o dönemde finans dünyasının Silikon Vadisi'ne girişiyle birlikte "al-sat-kaç" kültürünün yerleştiğini söylüyor. Dot-com çöküşü bile bu zihniyeti değiştirmedi; aksine, bu anlayış zemine sızdı ve giderek yayıldı. Airbnb ve Uber gibi şirketlerin her türlü düzenlemeye karşı verdiği amansız mücadeleyi, konut piyasasını tahrip etmelerine rağmen toplumsal sorumluluktan kaçınmalarını bu eski tutumun yansıması olarak değerlendiriyor.
Yapay zeka konusunda da benzer bir eleştirel çerçeve kuran Borsook, mevcut yapay zeka dalgasını büyük bir Ponzi düzeni olarak nitelendiriyor. Teknoloji şirketlerinin "düzenlemeye gerek yok, biz dünyanın en parlak insanlarıyız" söylemini sürdürdüğünü vurguluyor. Apple'ın birkaç yıl önce yayımladığı ve müzik aletleriyle yazı araçlarının hidrolik bir preste ezildiği reklamı, bu kopuşun simgesi olarak gösteriyor; "yaratıcı sınıfın" yıllarca sevdiği Apple'ın nasıl bu kadar duyarsız hale geldiğini sorguluyor.

Genç Teknoloji Profesyonellerine Tavsiye​

Borsook, bu toksik kültürü benimsemeyen genç mühendis ve yazılımcıların sektörü içten değiştirebileceğine dair soruya temkinli yanıt veriyor. Yatırım sermayesinin büyük ölçüde yapay zekaya ya da savunma sanayisine aktığını, küçük ölçekli bağımsız girişimlerin eskisi kadar kolay hayatta kalamadığını belirtiyor. Uygulama döneminde mümkün olan kendi kendini finanse eden küçük şirket modelinin bugün ne ölçüde işe yaradığından emin olmadığını söylüyor. Bununla birlikte, insanların hem çaresizliğini hem de yaratıcılığını hiçbir zaman küçümsememek gerektiğini ekliyor. Büyük teknoloji şirketlerinin ise temelden değil, çıkarlar değiştiğinde dönüşebileceğini düşünüyor; bu şirketlerin Trump hareketiyle ittifakı kârlı bulmadıkları anda farklı bir yön çizebileceklerini, ancak bunun ahlaki bir dönüşüm değil, pragmatik bir hesap olacağını vurguluyor.

Sıkça Sorulan Sorular​

Cyberselfish kitabı ilk olarak ne zaman yayımlandı ve yeni baskısı hangi yayınevinden çıkıyor?​

Cyberselfish ilk olarak 2000 yılında yayımlandı. Uzun süre baskıda kalmayan kitap, yeni baskısıyla Tin House yayınevinden okuyucuyla yeniden buluşuyor. Yeni baskıya Gil Durán'ın kaleme aldığı bir giriş yazısı eklendi; kitabın ana metni ise değiştirilmedi.

Paulina Borsook tekno-liberteryenizmi nasıl tanımlıyor?​

Borsook, tekno-liberteryenizmi "dünyaya 12 yaşında bir gözle bakmak" olarak nitelendiriyor. Bunu şiddetle düzenleme karşıtı, biyolojiden yanlış ödünç alınan "her şeyin evrilmesine izin ver" mantığına dayanan bir inanç kümesi olarak tanımlıyor. Hükümet desteğinden en fazla yararlanan sektörün bu tutumu benimsemesini ise temel çelişki olarak işaret ediyor.

Kitabın yeniden ilgi görmesi nasıl başladı?​

Borsook, yaklaşık bir buçuk yıl önce ikinci el kitap platformlarında fiyatların yükselmeye başladığını fark ettiğini söylüyor. Ardından hiç tanımadığı kişilerden sosyal medyada kitabın önemine dair paylaşımlar ve Avrupalı akademisyenlerden ilgi mesajları geldi. "Nerd Reich" yazarı Gil Durán'ın Bluesky'da yaptığı paylaşım ve ardından yürütülen çaba, kitabın yeniden baskıya girmesinin önünü açtı.

Borsook, Silikon Vadisi kültüründe Ravers ve Gilders ayrımını nasıl açıklıyor?​

Borsook, Gilders adını muhafazakâr düşünür George Gilder'dan alıyor; bu grubu sosyal açıdan tutucu ve geriye dönük bakan bir kesim olarak tanımlıyor. Ravers ise John Perry Barlow'a atıfla, Burning Man kültürüyle özdeşleşen, kültürel açıdan daha liberal grubu ifade ediyor. Borsook'a göre bu iki kültür günümüz Silikon Vadisi'nde de yan yana varlığını sürdürüyor.

Borsook yapay zekayı nasıl değerlendiriyor?​

Borsook, mevcut yapay zeka dalgasını büyük bir Ponzi düzeni olarak nitelendiriyor. Teknoloji şirketlerinin "düzenlemeye gerek yok, biz en parlak insanlarız" söylemini yapay zeka alanında da sürdürdüğünü ve şirketlerin hisse senedi oyununun, yapay zekanın gerçek değerinin önüne geçtiğini savunuyor.

Etiketler

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

Geri
Üst