Beyaz Saray'da Zirve ve İsim Değişikliği Kararı
Equity podcastinde Anthony Ha, Trump'ın uzun süredir dile getirdiği isim değişikliğinin artık resmi bir başkanlık kararnamesiyle yürürlüğe girdiğini aktardı. Buna göre ABD'nin resmi temsilcilerinin "yapay zeka" yerine "süper zeka" ifadesini kullanması gerekiyor. Ha, bu duyurunun daha geniş bir yapay zeka güvenliği paketiyle birlikte geldiğine dikkat çekti.Toplantının zamanlaması da dikkat çekici bulundu. Ha'nın aktardığına göre sadece bir veya iki hafta önce Başkan Trump, yapay zeka alanında liderlik için hiçbir kısıtlamaya gerek olmadığını, hiçbir düzenlemeye ihtiyaç duyulmadığını ve yapay zekanın tehlikeli olduğuna dair uyarı yapanların esasen Çin veya Demokrat yanlısı olduğunu söylüyordu. Buna rağmen bu hafta tüm yapay zeka CEO'ları bir araya gelerek paktı imzaladı. Ha, bu hızlı dönüşümün ve jestin kendisinin, anlaşmanın içeriğinden daha anlamlı olabileceğini belirtti.
Kirsten Korosec ise bu süreçte tiyatro unsurları olduğunu, yürütme emrinin düzenleme getirip getirmediğinin tartışmalı olduğunu ve kendisinin düzenleme getirmediği görüşünde olduğunu ifade etti. Korosec, hafta sonu Trump'ın yeni bir "Süper Zeka Gücü" (Super Intelligence Force) duyurusuyla bu yeniden markalaşma çabasının devam ettiğini de hatırlattı.
Hukuken Bağlayıcı Olmayan Ortak Taahhüt
Zirvede imzalanan "Sınır Sorumlulukları Ortak Taahhüdü" podcast katılımcıları tarafından oldukça şüpheyle karşılandı. Sean O'Kane, anlaşmanın hukuki açıdan "derinden bağlayıcı olmadığını" ve tamamen gönüllülük esasına dayandığını vurguladı. O'Kane, en dikkat çekici noktanın Trump'ın anlaşmayı "ahlaken bağlayıcı" olarak tanımlaması olduğunu ve bu ifadeyi daha önce hiç duymadığını söyledi.Anthony Ha da anlaşmanın çok anlamlı görünmediğini ancak bir jest olarak yapılmış olmasının önemli olduğunu dile getirdi. Ha ve O'Kane, anlaşma metninde "United States" ifadesinin bile yanlış yazıldığına dikkat çekerek, metnin aceleye getirildiğini ve hızlıca hazırlandığını belirtti. Bu acelecilik, taahhüdün ne kadar hızlı bir araya getirildiğinin göstergesi olarak yorumlandı.
Podcastte, anlaşmanın yasal bir yaptırımı olmaması nedeniyle sektörde büyük değişikliklere yol açmasının beklenmediği, ancak yönetimin böyle bir sembole ihtiyaç duymasının başlı başına önemli bir sinyal olduğu değerlendirmesi yapıldı.
Anthropic Gerilimi ve 22.00 Yemeği
Toplantı öncesinde Anthropic'in Beyaz Saray ile ilişkileri gergindi. Kirsten Korosec, sadece günler önce Anthropic'in perde arkasında Trump nezdinde gözden düşmüş durumda olduğunu söyledi. Bu durum, Anthropic CEO'su Dario Amodei'nin saat 22.00'de verilen bir akşam yemeğine davet edilmesiyle değişti. Amodei'nin bu görüşmesinin ardından günler sonra düzenlenen öğle yemeğinde neredeyse tüm büyük teknoloji şirketlerinin güç sahipleri bir araya geldi.Korosec'in aktardığına göre yemekte Mark Zuckerberg, Jeff Bezos, Elon Musk ve Dario Amodei dahil olmak üzere hemen hemen her büyük teknoloji şirketinden isimler vardı. Toplantı sonrası düzenlenen basın toplantısı ise teknoloji CEO'larının bir araya gelmesindeki ilginç davranışlar nedeniyle çok sayıda mizaha konu oldu.
Sean O'Kane ise ilişkinin ne kadar onarıldığına dair şüphelerini dile getirdi. Trump'ın Time dergisine verdiği röportajdan, o akşam yemeğinin gerçekleşeceğinden ne kadar haberdar olduğunun bile belirsiz olduğunu söyleyen O'Kane, Savunma Bakanlığı'nın hala Anthropic'e karşı çok net bir tavır içinde olduğunu hatırlattı. O'Kane, Savunma Bakanlığı'nın Anthropic'i hala "berbat, woke ve ulusal güvenlik riski" olarak gördüğünü ve Emil Michael'ın X'te neredeyse gün aşırı Anthropic'i eleştirdiğini belirtti. Bu nedenle Dario Amodei'nin toplantıya katılmasına rağmen arada hala mesafe olduğunu savundu.
Anthony Ha da Beyaz Saray içinde Anthropic'e bakışın bölünmüş olduğunu aktardı. Özellikle Savunma Bakanlığı ile yaşanan büyük anlaşmazlık sırasında Hazine Bakanı'nın Anthropic'e destek verdiği, Savunma Bakanlığı'nın ise şirketin teknolojisinin kullanımına getirmeye çalıştığı koşullardan memnun olmadığı yönünde haberler olduğunu hatırlattı. Ha'ya göre bu tablo değişmedi; Beyaz Saray'da bir kesim Anthropic teknolojisini kullanmak ve kararlara dahil etmek isterken, bir diğer kesim buna kesinlikle karşı çıkıyor.
Yeniden Markalaşma Çabası Olarak Yorumlandı
Kirsten Korosec'e göre zirvenin en önemli çıktısı yeniden markalaşma çabasıydı. Korosec, verilen mesajı "Yapay zeka bizi öldürecek, korkutucu, işlerimizi elimizden alacak ama süper zeka almayacak" şeklinde özetledi ve bunun kendi kişisel inancı olmadığını, toplantıdan yansıyan mesajın bu olduğunu vurguladı.Korosec, bu nedenle etkinliğin asıl anlamının bir yeniden markalaşma egzersizi olduğunu savundu. Anthony Ha ve Sean O'Kane de bu yoruma katılarak, "süper zeka" ifadesinin yapay zekaya dair korku ve iş kaybı endişelerini perdelemeye yönelik bir dil değişimi olabileceğini ima etti.
Podcast genelinde, isim değişikliği ve paktın sektörde somut bir düzenleme veya yükümlülük getirmese de, yönetimin yapay zekanın imaj sorununu çözmeye yönelik sembolik bir adım atma ihtiyacı hissettiği konusunda görüş birliği oluştu.

Siber Güvenlik
Siber Güvenlik
Siber Güvenlik
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.